Seyyid’üş- Şüheda

 

Birilerine ister istemez neden bazılarımız fırsat verir anlayamıyorum. Her sene Muharrem ayın girince özellikle Aşura günü mektebe isnat edilen hal ve davranışlar yüzünden mektebe yabancı insanlar hep farklı düşüncelere dalmışlardır. Aşurayı sadece bir matem kültüründen öteye taşıyamadığımız sürece bu hep olacaktır.

Muharrem -Aşura ebetteki bazılarının dediği gibi Nuh tufanın olduğu, Hz. Âdem’in (as) tövbesi Aşûre Günü kabul edilmiştir gibi olayların yaşandığı bir güne indirgenerek basitleştirmek büyük bağnazlık ve haksızlıktır; ki onlar yıllardır bebeklere söylenen ninni misali gibi bunu öğretmiş ve öğrenmişlerdir. Tekdüze akıllara bu konuda maalesef doğru kelimesi sözlükteki anlamı dışında bir anlamdan öteye geçmemektedir. Bunun temel nedeni yüzyıllar öncesine dayanan taassup ve hak düşmanlığının siyasi hırsla birleşerek vuku bulmasıdır.

Bizlerin Aşurayı sadece bir matem düşüncesinden öteye taşımamız gerekir.Aksi halde İmam Hüseyin(a.s.)’ın mücadelesinin anlamını bilemez ve mesajını iletemeyiz. Ebetteki Husyen(a.s.)’e ağlamak büyük saadettir. Yer gök Hüseyin(a.s) için ağlarken biz de her vicdan sahibi ve Peygamber aşığı ağlamalıdır.Peygamber(s.a.a) ve meleklerin ağladığı bir musibete bizim yas tutmamamız,gözyaşı dökmememiz düşünülemez; ancak en az bu hassasiyet kadar Hüseyni İbadeti,yiğitliği, Sabrı,ve diğer bütün meziyetleri almamız ve nesillerimize taşımamız gereklidir. Aksi halde haksızlığa uğramış ama ağlamaktan başka elinden bir şey gelmeyen aciz bir topluluk görüntüsü vermemiz kaçınılmaz olacaktır.

Oysa sözümüzde Hüseyni doğruluk ve kararlılık, davranışlarımızda Hüseyni vakar Bunu da ancak bu meziyetleri yaşamımızın her anına yansıtarak gösterebiliriz. O’nun her davranışını, her sözünü iyi analiz edip anlamaya çalışarak ve bunu uygulamada pekiştirerek    o bayrağı taşıyabiliriz. 

 

“…Ey insanlar! Allah’a andolsun bundan sonra süvarinin bineğe binerek meydanda gezdiği süre miktarınca dünyada kalırsınız. Bu sözü babam, ceddim Resulullah’tan bana nakletti. Şimdi ey Hür kendi işinize bakın ve toplanarak işi bitirin. Ancak bilin ki Hüseyn’in ümidi ancak yüce Allah’adır. Çünkü hayatı Allah’ın kudreti elinde olmayan kimse yoktur. Doğrusu benim Allah’ım sırat-ı müstakim üzeredir.”

İmam Huseyn(a.s.)